21 Temmuz 2012 Cumartesi

Dosta Mukabele



Bütün dinlerde var . Din insan için. İnsan oruç için.

Yaratılanla yaratan arasındaki başka bir irtibat şekli oruç. 

Orucun gereklerini yerine getiren ile getirmeyen bir olmaz elbette. Ama oruç tutanın da tutmayanın da güzelliklerinden nasiplendiği bir ay Ramazan. Geldiği her yeri herkes için güzelleştiriyor . Günah ve sevap gece ile gündüz gibi birbirinden ayrılıyor. Ruhen  güzelleşmek gibi bir tatlı telaşa düşüyor insan.

Yavaşladık. Hislerimiz güçlendi. Algılarımız açıldı. Galiba en yoğun ilk günlerde hissediyoruz ramazanı. İlk temasımız duygu ve düşüncelerimizi harekete geçiriyor dalga dalga. Yaratanın bilgisine kısa yoldan ama yavaş yavaş ilerliyoruz. Kulluğumuzu hatırlıyor, hayatın içindeki yerimizi yeniden gözden geçiriyoruz. Pencereler açılıyor önümüzde. Geçmişe, geleceğe, hatta ötelere.

Dosttur ramazan insana. Fırsattır, umuttur, müjdedir.


"Onda Allah’ın, ödülünü özel olarak vereceğini vaad ettiği oruç ibadeti var, Kur’an’ın indiği Kadir Gecesi var, Allah’a yakınlaşma demek olan i’tikaf var, bizi rahatlatan teravih namazı var, bedenimizin zekâtı olan fıtır sadakası var."(alıntı)


18 Temmuz 2012 Çarşamba

Kardeşlik hali



Varoluş seyirleri  genleriyle belirlenmiştir bir kere. Genetik olarak biri babasına diğeri annesine çekmiştir.
Biri sarışın diğeri esmer. Biri yeşil gözlü öteki mavi gözlü. Biri içe dönük duygusal, mülayim, sakin; diğeri dışa dönük, akılcı, kavgacı, sert. Ayrı şiddette ayrı yönlere esen rüzgarlar gibiler. Biri meltemler gibi, diğeri poyrazlar gibi.
Ebeveynlerinin karı-koca boyutunda yaşadıkları çatışmaları onlar da kardeşlik boyutunda yaşarlar. Birbirlerini çok severler ama pek çok konuda anlaşamazlar.  Anlaşabilmeleri  ablanın/ abinin babasının annesine yaptığı gibi her şeyi sabır ve hoşgörü ile alttan almasına ve küçük kardeşin  de annesinin babasına yaptığı gibi ablasına/ abisine karşı saygılı, sabırlı ve birazcık da politik davranmasına bağlıdır.
Küçüklere sevgi büyüklere saygı  kısaca. Ortak paydaları  sabır ve empatidir.
Aradaki yaş farkı da birbirlerini anlamalarını zorlaştıran başka bir etkendir. Yolları hiç kesişmeyebilir. Küçük kardeşi doğduğunda ablanın ergenlik yılları başlar. Ya da küçük kardeşi liseyi bitirdiğinde abla/ abi iki çocuk annesi/ babası olmuştur. Sonra ablasının/ abisinin geçtiği yollardan geçer ağır usul . Evlenir, kocası ile yaşadıklarından; Anne\Baba olur, çocuğu ile yaşadıklarından öğrenir hem annesini\ babasını hem ablasını\ abisini hem bütün kadınların\ erkeklerin dünyasını.
Küçük kardeş başka başka yollardan abla/ abi başka başka yollardan aynı hayatın içinde birbirlerine doğru hızla yol alırlar. Daha çok söyleyecek sözleri  vardır karşılıklı yapacakları kahve sohbetlerinde. Hayatlarını o sohbetlerde gözden geçirirler her seferinde. Mutluluklarını çoğaltacak güzel olaylar bekler onları ilerleyen zamanlarda. Acılar, sıkıntılar, dertler de  paylaşılacaktır sırasında kardeşce. Kalpleri birbirleri için atmaya devam eder. Kavgaları da olur bazen sudan sebeplerle elbette. Bazen yan yana bazen karşı karşıya getirir hayat onları birbirlerini anlayana kadar. 
Ezelden ebede sevgi koyulmasaydı hamurlarına kardeşlik defterine yazılmayacaktı adları. Bir bildiği vardı Yaradanın muhakkak. Kendilerine verilen birer ömürlük süre içerisinde bilmelerini istedi "Kardeşlik hali" ni .
Kimimizin var diye kimimizin yok diye sızlandığı bir haldir kardeşlik hali. Bir yol göstericidir de aynı zamanda bütün insanların bir dava etrafında toplanmalarına. Aile içinde dünyevi meselelere kurban edilir de bir büyük dava içinde ayağa kalkar kardeşlik. 
Kardeşlik her haliyle güzeldir, özeldir vesselam.


2 Temmuz 2012 Pazartesi

Köyde


Saat beşe doğru ancak çıkabildik evden. Köye vardığımda saat altıya geliyordu. İlk  olarak domateslerimin yanına gittim. Balkondaki fidelere göre oldukça gelişmiş duruyorlardı. Elliye yakın fide gayet iyi durumdaydı. Çok sevindim. Hoşgıran otu bürümüştü etraflarını.

Sonra babamın yanına cevizdibine geldim. Oturduk karşılıklı. O da tarlanın dibinden gelmişti nefes nefese. Biraz şikayet etti kalbinin hızlı atışından. Sonra kalktı Aldo nun (Mevsimlik işçisi) yapması gereken işi o yaptı. Ben de niye Aldo yapmıyor bu fide gömme işini dedim. “İş olsun” dedi gülerek. Toprakla uğraşmayı seviyor bir kere.  “O zaman şikayet etmeye hakkın yok ama” dedim. "Doğru" dedi. Elinde keserle ter içinde toprağı açıp eşmeye devam etti. Fideyi diktikten sonra doğrulttu belini. Aldo dikkatle onu izliyordu.

Biraz pancar, biraz hoşgıran topladım. Sonra sera dan marul aldım. Evin önünden de bir demlik nane topladım. Çok keyifliydi bu taze taze yeşillikleri toplamak.

Harmanda mevsimin son dutlarından yedim. Sonra eve çıkıp elimi yüzümü yıkadım. Balkonun altındaki bahçede kiraz ağacını gördüm. Çok güzeldi. Ama toplamak zor işti.

Annemle babam hazırlanıp arabaya binene kadar ben de harmanda yürüyüş yaptım. Sonra geldiler. Arabaya bindik. Bir de baktım ki babam bana az önce ağacındayken sulandığım kirazları uzatıyor dalı ile. Saldırdım tabi.

Babamın en büyük zevki de bu. Bahçesinde yetiştirdiği meyvelerden elleri ile toplayıp yedirmeyi çok sever. Domates yetiştirmeye başlayalı beri benim de böyle bir hayalim oldu. Bahçemden ellerimle kırmızı sulu domatesler toplayıp herkese tattırmak istiyorum. 

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...