27 Temmuz 2014 Pazar

Yine gel

Çok sevdiğimiz misafirlerimizi bazen istediğimiz gibi ağırlayamayız. İkramlarımız ya yanar ya pişmez. Beceriksizlik üzerine beceriksizlikler yaparız. Telaşlı hallerimize karışırken kıymetli misafirimizin tedirgin ürkek adımları, bir gülücük kondururuz yüzümüze samimiyetten nasipsiz.. Her şey yemek içmek değildir elbet bilirsiniz de; bütün öğrendiklerinizin, öğrenemediklerinizin, yanlış öğrendiklerinizin, unuttuklarınızın ağırlığı ile kalakalırsınız yine de elinizde olmadan . Sonra günler gelir geçer ve o kıymetli misafir yine geldiği gibi aniden ve  arkasında kocaman bir boşluk bırakarak çıkar gider hayatınızdan. Böyle şapşal zamanların muhabbeti yapılır dostlar arasında daha sonra. Bir araya gelmek nasip olursa eger o zaman atarsınız zihninizde sizi o ana kadar sinsi sinsi zehirlemeye devam eden rahatsızlık verici düşüncelerinizi, hayal kırıklıklarınızı, üzüntülerinizi. İşte böyle oldu bu yıl Ramazan ile karşılaşmamız. Ne söylemek istediğim şeyleri söyleyebildim ne yapmak istediklerimi ona. Mahcubuz bu yıl sana karşı sevgili Ramazan.. Yine gel... Muhakkak gel...

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...