Gece ve kar. Çamaşır suyunda, yok yok kireçli köy suyunda harıl harıl yanan odun ateşinde kaynayan çarşaflar gibi serilmiş her yere kırışıksız ve bembeyaz. Sokak lambaları bu tabiat cümbüşüne ışık tutuyor. Evlerin çatıları, arabalar, ağaçlar, yollar kara bürünmüş. İşte yağıyoruz, işte yeryüzünü bir senelik kirlerinden arındırıyoruz der gibi her tanecik. Sulu sepken şeklinde yağan kar her an lapa lapa kara dönüşebilir. Bu karanlığı beyaza boyayan eşsiz manzarada üşümeden ve tabii düşmeden yürüyebilmek ne güzel. İnsan telaşlarına gebe uyukluyor karlı bir gündüz karlı bir gecenin koynunda.
9 Şubat 2012 Perşembe
7 Şubat 2012 Salı
"Kararlar üstü bir karar"
O gün tamamen insani meseleler yüzünden bir çeşit çıkmaza girmiştim. Çok basit bir mesele arapsaçına dönmüştü hadsiz bir öfkeye kapılıp müthiş bir acze düştüğüm için. Kızgındım, kırgındım, öfkeliydim. Kimse ile konuşmak, görüşmek istemiyordum. Yanlarında durdukça problem üreten insanlardan ve mekandan hızlı adımlarla uzaklaşıyordum. Yürüyerek oradan uzaklaşmak hatta mümkünse bir daha geriye dönmemeyi falan şiddetle arzu ediyordum. Benimle kontak kurmaya çalışanları duymuyor, duysam da cevap vermiyordum . Sinirler iyice gerilmişti. Ta ki omzumda o sarsıntıyı hissedene kadar. Bir santim sola düşseydi eşarbım berbat olacaktı . Bir güvercin pisliğinin yer çekimi kuvveti ile bu kadar ağırlaştığını da öğrenmiş oldum. Sanki birisi eli ile paat diye vurdu gibi geldi omuzuma.
O andan itibaren biraz önceki halimden eser kalmamıştı. Bir öfke nöbetinden gülme krizi ile çıktık hep beraber. Ve bir kuru temizlemecinin önünde aldık soluğu. O güvercin beyaz bir güvercin olmalı. Hani şu barışı temsil ettiği söylenen. Öfkemin tavan yaptığı o anda omzuma pisleyerek üzerimizdeki kara bulutları dağıttı.
Bir güvercini çıkmaz bir durumdan çıkmama vesile kılan “Kararlar üstü bir karar vardı” muhakkak.
O andan itibaren biraz önceki halimden eser kalmamıştı. Bir öfke nöbetinden gülme krizi ile çıktık hep beraber. Ve bir kuru temizlemecinin önünde aldık soluğu. O güvercin beyaz bir güvercin olmalı. Hani şu barışı temsil ettiği söylenen. Öfkemin tavan yaptığı o anda omzuma pisleyerek üzerimizdeki kara bulutları dağıttı.
Bir güvercini çıkmaz bir durumdan çıkmama vesile kılan “Kararlar üstü bir karar vardı” muhakkak.
"Merdiven koyabilir miyiz?"
Duvar merdiveniymiş meğer dolmuşa binmeden önce dolmuş şöförüne "Merdiven koyabilir miyiz" diye soran bayan yolcunun kastettiği...Ben de yanında yaşlı annesi var dolmuşa binemiyor merdivensiz diye şöförden merdiven istiyor sandım. Fizik tedavi için iki dolmuşa inip binerken çektiklerimden olsa gerek böyle bir intibaya kapıldım. Güzel olurdu ama bizim gibi fiziksel rahatsızlığı olan ya da yaşlı teyze ve dedeler için böyle pratik bir hizmet. Bütün eklemlerimiz o inip binmeler sırasında çatırdamazdı.
Koca merdiveni yan vaziyette yere doğru ve çıkışı yarı yarıya kapatacak şekilde koydurttu bayan yolcu. O yarı yarıya kapanmış kapıdan her durakta zorlukla indi herkes. Ben de ne kadar çok şey beklemişim meğer. Tam inerken az daha kolumu kırıyordum tutunduğum yeri bırakırken.
İstemez merdiven filan abiler! Siz duvar merdiveni gibi girişi engelleyen yükler almayın aracınıza yeter...
Koca merdiveni yan vaziyette yere doğru ve çıkışı yarı yarıya kapatacak şekilde koydurttu bayan yolcu. O yarı yarıya kapanmış kapıdan her durakta zorlukla indi herkes. Ben de ne kadar çok şey beklemişim meğer. Tam inerken az daha kolumu kırıyordum tutunduğum yeri bırakırken.
İstemez merdiven filan abiler! Siz duvar merdiveni gibi girişi engelleyen yükler almayın aracınıza yeter...
1 Şubat 2012 Çarşamba
Kardan adam yapalım! Burnuna havuç takalım!
Şehrimize kar yağdı lapa lapa. Yollar kapandı. İçimizde kuşlar şarkılar söyledi. Çocukluk günlerimiz takıldı gönül tellerimize. Kardan adamlarımız geçiş törenleri yaptı zihnimizde. Kartopu oynarken donan parmaklarımızı hissettik yeniden. Çizmelerimiz vardı gacır gucur sesler çıkaran karlı yollarda giydiğimiz. Akşamdan hafif hafif serpiştirmeye başladığında sabaha kar manzaraları düşleyerek girerdik yün yorganlarımızın altına. Çam ağaçlarına yakışırdı en çok kar bir de evlerin çatılarına. Okulların tatil olması en güzel sonucuydu karlı günlerin. Yün berelerimiz, kaşkollarımız, eldivenlerimiz, anneannemin ördüğü yün kazak... Komşu çocukların kurduğu tuzaklara yakalanan kuşların çırpınışları ... Kar tanelerinin tek tek yüzümüze değmesi... Hiç bir şey değişmedi
Çocuklara da büyüklere de hala aynı sözleri fısıldıyor kar taneleri gökyüzünden yeryüzüne usul usul inerken.
"Haydi! Kardan adam yapalım! Burnuna havuç takalım!"
Çocuklara da büyüklere de hala aynı sözleri fısıldıyor kar taneleri gökyüzünden yeryüzüne usul usul inerken.
"Haydi! Kardan adam yapalım! Burnuna havuç takalım!"
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
sizin planlarınız kaderi bağlamaz
Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...
-
Yarım kilo buğdaydan bir tencere keşkek. Yapılışını ben de pek bilmiyorum. Buğdayın akşamdan ıslatılıp sonra da iyice pişirilmesi gerekiyo...
-
Yolculuk var dostlar. Bir- iki hafta kadar evimden uzaklarda olacağım. Tek başıma yaptığım yolculukları seviyorum.Yola çıkmadan evvel ha...
-
Patlıcandan yapılan her çeşit yemeğe bayılırım ama gürcüce patlıcan yemeğinin yeri başkadır. Bu yemek masadaysa önce onun tadına bakılı...