Şehrimize kar yağdı lapa lapa. Yollar kapandı. İçimizde kuşlar şarkılar söyledi. Çocukluk günlerimiz takıldı gönül tellerimize. Kardan adamlarımız geçiş törenleri yaptı zihnimizde. Kartopu oynarken donan parmaklarımızı hissettik yeniden. Çizmelerimiz vardı gacır gucur sesler çıkaran karlı yollarda giydiğimiz. Akşamdan hafif hafif serpiştirmeye başladığında sabaha kar manzaraları düşleyerek girerdik yün yorganlarımızın altına. Çam ağaçlarına yakışırdı en çok kar bir de evlerin çatılarına. Okulların tatil olması en güzel sonucuydu karlı günlerin. Yün berelerimiz, kaşkollarımız, eldivenlerimiz, anneannemin ördüğü yün kazak... Komşu çocukların kurduğu tuzaklara yakalanan kuşların çırpınışları ... Kar tanelerinin tek tek yüzümüze değmesi... Hiç bir şey değişmedi
Çocuklara da büyüklere de hala aynı sözleri fısıldıyor kar taneleri gökyüzünden yeryüzüne usul usul inerken.
"Haydi! Kardan adam yapalım! Burnuna havuç takalım!"
Çocuklara da büyüklere de hala aynı sözleri fısıldıyor kar taneleri gökyüzünden yeryüzüne usul usul inerken.
"Haydi! Kardan adam yapalım! Burnuna havuç takalım!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder