Dantel örtülerimi sehpalar üzerine sermiyorum uzun bir
süredir. Çeyiz sandığımda yeniden modaya çıkmayı bekliyorlar büyük bir sabırla.
Arada düzenlemek havalandırmak ya da ne var ne yok diye bakmak için açarım
sandığımı. Kapağı açtığımda burnuma önce, patiska nevresimlerim sararmasın ve sandık lekesi olmasın diye bir köşesine
sıkıştırdığım beyaz sabun kokusu gelir sonra da örtülerin ucuna takılıp gelen
hatıralar sarar her yanımı.
Gelin olduğum mahallemizin bayanları ile toplanarak yaptığımız günlerimizde demli çay kokuları arasında sıra ile birbirimize ördüğümüz dantelli Öz dilek havlularım, evliliğimin ilk döneminde kullandığım annemin en iyi pikocularda güzelce sardırdığı dantelli beyaz patiska nevresim takımlarım, anneannemin kendi elleri ile ördüğü rengarenk banyo iliflerim, düğüne yetiştireceğim diye işlemekten bunaldığım sarı pötikare mutfak takımlarım…
Gelin olduğum mahallemizin bayanları ile toplanarak yaptığımız günlerimizde demli çay kokuları arasında sıra ile birbirimize ördüğümüz dantelli Öz dilek havlularım, evliliğimin ilk döneminde kullandığım annemin en iyi pikocularda güzelce sardırdığı dantelli beyaz patiska nevresim takımlarım, anneannemin kendi elleri ile ördüğü rengarenk banyo iliflerim, düğüne yetiştireceğim diye işlemekten bunaldığım sarı pötikare mutfak takımlarım…
Dantel örtülerin arasında duran o iğne oyası bardak altı uzun uzun düşündürdü beni bugün bohçaları
düzenlerken. Yaşasaydı şimdi kırk yaşlarında olacaktı. Ölümünden kısa bir süre
önce iğne oyasını öğrenmenin verdiği mutluluk ve gururla bana hediye
etmişti sıcak bir yaz gününde bu örtüyü.
On dokuz yaşına girerken uğurladık onu
ötelere üzerinde bir yeşil örtü ile.
Sonra bir köşede kenarları kırmızı kabartma desenli çiçekli tül örtüleri gördüm aldım elime. Özenle vitrine serdim sandıktan
çıkarıp."Hatıra olsun benden sana" demişti. Oldu. O da bir yeşil örtüye bürünerek terk etti bu yerleri daha yeni.
Adeta izini sürüyordum iki dantel örtünün nakışları arasında sıkışıp kalan o günlerin. Neşeli, tasasız, mutlu ve umutlu günlerin.
Birlikte yapacak çok işlerimiz vardı. Düğünlerimiz, doğumlarımız, gezmelerimiz, tozmalarımız olacaktı. Küsmelerimiz de olacaktı barışmalarımız da. İnsanız sonuçta.
Adeta izini sürüyordum iki dantel örtünün nakışları arasında sıkışıp kalan o günlerin. Neşeli, tasasız, mutlu ve umutlu günlerin.
Birlikte yapacak çok işlerimiz vardı. Düğünlerimiz, doğumlarımız, gezmelerimiz, tozmalarımız olacaktı. Küsmelerimiz de olacaktı barışmalarımız da. İnsanız sonuçta.
"Gelen günler hiç benzemiyor geçen günlere."
Kalkacağım şimdi. Bütün örtüleri sandığa koyup kapatacağım
kapağını sıkı sıkı. Vaktidir. Bir yeşil örtü alıp koyana kadar da açmayacağım.
O gün geldiğinde zaten ben orda olmayacağım.
O gün geldiğinde zaten ben orda olmayacağım.

kim onlar?ve neden gencecik öldüler? yeşil örtü ilgin..hiç düşünmemiştimm!!!niyeyse
YanıtlaSiliğne oyası bardak altını muhterem yapmıştı. mehmet abinin 91 de trafik kazasında kaybettiği kızı.yeşil örtü işte. önceden alınıp koyulurmuş sandığa. kaynanamın kendisi için hazırladığı örtüyü de kızı emine ablanın üzerine örttük.tül örtüler rahmetli görümcemin.
YanıtlaSil