11 Ağustos 2012 Cumartesi
Sıcak Sıcak Sıcak
Ağustos ayında İzmir' de olmak benim için güzel, gönüllü bir mecburiyet olmasına öyle ama çok yoruldum be kardeşim. Sıcak bizim oralarda bu derece yakmıyor nem böyle terletmiyordu ki. En korkuncu da yastıklar bile el yakıyor. Büşranın yer yatağından kayıp serin taşlar üzerinde uyumasına devam etmesi burada mümkün değil. Taşlar da yanıyor zira. Orucu da bir tek biz tutuyoruz gördüğüm kadarı ile çarşıya pazara çıktığımızda:) Susuzluk açlığımızın önünde. Hayatımın hiç bir orucunda bu derece su hayal etmemiştim. Dilim damağıma yapıştı derdi insanlar da ben bunun ne demek olduğunu yeni öğrendim. Ege park da Buz devrini üç boyutlu izlerken oruçluyduk. Filmin sonuna doğru iftar oldu. Elimizdeki buzlu çayı kafamıza nasıl diklediğimizi ve lıkır lıkır içerken nasıl mutlu olduğumuzu unutmam artık. Buz devri 4 ü hem de 3 boyutlu ve de ağustos ayında oruçlu izlemek gibi bir hayat tecrübemiz de olmuş oldu böylece.
İzmir günlerim yarın akşam itibari ile bitiyor. Ankara günlerim başlıyor. Sıcağa devam ama nem olmayacak en azından.
Dün öğlenden sonra kendimi bir parça esinti uğruna can havli ile dışarıya attım ve akşama kadar da dönmedim. Merve ders çalıştı bütün gün evde. O alışmış bu havaya. Biraz Şirinyer parkında biraz da Buca belediye düğün salonunun önündeki parkta oturup kitap okudum. Bir elimde kitap bir elimde ıslak mendil.Yine baktım parkta çaylar geliyor tostlar gidiyor. Benden başka kimse oruç tutmuyor. Bakalım garson çay içmeden oturmama bir şey diyecek mi derken yanıma geldi bordo iş gömleği ile suratı karışık. Dedim ben kızımı bekliyorum. Sonra alacağım. Gitti biraz sonra bir daha geldi çay alır mısınız diye sormaya. Aslında alır mısınız değil almalısınız demek istiyordu. Mesajı almıştım yani. Güzel de rüzgar esiyor kalkmam sözkonusu değil. İki tane karışık tost siparişi verdim de adamın uslubu değişiverdi birden. O da haklı tabi.
İkindi namazını kılmak üzere parkın arkasındaki camiye gittim sonra. Baktım bayanlar abdest yeri ve tuvaletleri yeni yapılmış. Daha da önemlisi mescidde ayaklı bir vantilatör var. İçeri girer girmez bastım düğmeye. Halılar secadeler yeni, vantilatör esmekte, sessizlik ve huzur. Biraz kuran dinledikten sonra çıkıp Merve yi aradım. O da yola çıkmış geliyordu. Buluşma yerine giderken çöp tenekelerinin üzerinde mukavva kutulara sere serpe uzanmış kedilerin resmini çektim. Hele bir tanesi ekselans prensesler gibiydi bembeyaz tüyleri ile. Buca belediye düğün salonunda geleneksel iftar yemeği hazırlıkları vardı. Şöyle bir içeri girdim çıktım. Buca nın esnaf ve sanatkarları masaları doldurmuşlardı.
Bulıştuk. İftarımızı açık havada Burgerkingin önünde yaptık. Dilencilerin biri geliyor biri gidiyordu. Çay bahçesinde yaptırdığım tostları benden "Para değil yiyecek istiyorum" diyen kadına verdim. Ona nasip oldu bizim tostlar.
Biraz dolaştık. Bizim fidangörümüz gibi bir yer burası. Herkes kendini dışarı atmış. Banklarda rüzgarlanıyor teyzeler. Köpeklerini gezdirenler, çocuklarını omuzlarında taşıyanlar, ellerinde dondurma ya da içecekleri ile insanlar, çocuklarının elinden tutmuş yürüyen babalar, eşlerini koluna takmış güzel kadınlar. Mağazalar açıktı. Büşra ya bir mutfak oyuncağı bir de elbise aldık. Eve dönmek üzereyken "Şehidine sahip çık Buca" sesleriyle ellerinde Türk bayrağı ile bir grup geçti önümüzden.Foça daki olaya tepkiliydiler. Son zamanlarda olanlar endişe veriyor. Halk üzgün ve huzursuz. Provakasyonlar üst üste. Sağ duyu ile hareket edebilmek gitgide zorlaşıyor.
Dün de kargodan sipariş verdiğim kitaplarımı alamadık . Gittiğimizde dağıtıma çıktığını eve teslim edeceklerini söylediler. Evde bekledik gelmediler. Ya da yanlış adrese gittiler. Böyle tatsızlıklar da sıcağın etkisini arttırıyor yalnız.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
sizin planlarınız kaderi bağlamaz
Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...
-
Yarım kilo buğdaydan bir tencere keşkek. Yapılışını ben de pek bilmiyorum. Buğdayın akşamdan ıslatılıp sonra da iyice pişirilmesi gerekiyo...
-
Yolculuk var dostlar. Bir- iki hafta kadar evimden uzaklarda olacağım. Tek başıma yaptığım yolculukları seviyorum.Yola çıkmadan evvel ha...
-
Patlıcandan yapılan her çeşit yemeğe bayılırım ama gürcüce patlıcan yemeğinin yeri başkadır. Bu yemek masadaysa önce onun tadına bakılı...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder