8 Şubat 2013 Cuma

Lübecker' den



Burası Lübecker.

Galiba bu sefer tutacak kar. “İncecikten bir kar yağar tozar …” Hamburg’ ta da “Elif elif” diye tozar mı kar bilmiyorum. Burada 3. Haftaya giriyorum. İlk hafta kızım da vardı. İlk yurt dışı gezisini yapmış oldu teyzesinin eşliğinde. Bu büyük liman şehrine adaptasyonu benden hızlı ve başarılıydı. Kendi bildik dünyasında yabancı bir uygarlığın da yeri oldu şimdi. Memlekete döndüğünde eminim burda dil bilmemekten dolayı yaşadığı zorluğa çözüm bulacak ve İngilizce’ nin yanısıra Almanca da öğrenecektir.

Her gün çıkıp dolaşıyorum  çevreyi. Metro ile gidip gelmeyi öğrendim. Nereye mi tabii ki Türk marketlerinin olduğu iki durak aşağıya:)  Kütüphaneye de gidebilirim. Dün metroya doğru yürürken binaların arkasından yükselen iki ince minare görmek hoş bir sürpriz oldu. Navigasyondan bakmıştım ama ne yana düştüğünü çok da iyi anlamamıştım. Büyük bir camiye benziyor.

Günler geçiyor. Her gün Almanca bir kelime, bir cümle öğrenmeye çalışıyorum. Öğreniyorum da. İlk okulda okuyan yeğenimin defterlerinden birkaç kelimenin anlamını öğrendim yeni. Tor: Kale; Tasse; Fincan demek mesela:) Her şey üzerime ağır bir sis gibi çöken kör ve sağır olma duygusunu dağıtmak için. Dışarıda neler olduğunu kendi dünyama ait memleket bilgilerim ile denk getirerek bazı cevaplara ulaşıyorum ama burada başka bir hayat var. Kurallar, zaman akışı, düşünce tarzı, iklim, sokak lambaları, çöp kutuları:) Her şey başka… Kız kardeşim, eşi ve yeğenimle bir arada güzel anılar biriktirirken bu ülkeye kör ve sağır kalmamanın da yollarını arıyorum diğer yandan.

Konsolosluğun yerini henüz bilmiyorum. Olur a belki ihtiyaç duyulacak bir durum çıkar. Herhalde bunun adı yabancı bir ülkede olmanın verdiği tedirginlik. Dil bilmemek her şeyi zora sokuyor.

Memleket özlemi olgusuna henüz çok uzağım. Ne özlem ne bir şey. Kalacağım süre içerisinde bu memleketi anlayabileceğim kadar anlamak, sokaklarında kaybolmak, tabii çabucak bulmak üzere:), hatta işe benzer bir şey olursa kaçak- maçak çalışmayı bile düşünecek kadar memlekete dönmemenin planlarını yapıyorum tatlı tatlıJ Hayali cihan değermiş hakikatenJ Galiba memleket meseleleri beni de yormuş. Oğuz Atay’ ı da yormuş. “Niye az geliştin benim sevgili memleketim” demezdi yoksa…

İlk günlerimin ruh halini bir parça yazmış oldum şimdilik. Bakalım sonraki günler hangi duygu ve düşüncede olacağım. Bir bilinmeze doğru gitmek de güzel. Zaten hep beraber bir bilinmeze doğru gitmiyor muyuz gündüz ve gece? 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...