9 Eylül 2013 Pazartesi

Çocuklar gülsün diye

Kemirgen nefsin eline düşmeye görsün iyi hasletlerle zar zor doldurabildiğimiz ruh sandığımız; Vay haline!

Kötülükler bir anlık boşluğumuzu kollar içimize girerek bütün odalarımızı yerle bir etmek için. Böyle anlarda eksildiğimizin, inandığımız herşeyden uzaklara düştüğümüzün farkına varmak kolay olmaz. Değersizlik girdabına doğru sizi çekenler zamanı kurban ettiğiniz mekanlarda kaybolup gitmenize kıs kıs gülerler içlerinden. Bukalemun misali renk üstüne renk atarlar kalbinizin değdiği yerlerde. Bir sesten başka bir sese kulak kesilirsiniz. Aidiyetten yoksun duygular gönüllü- gönülsüz volta atar müebbete mahkum hücrelerinizde. Tespih taneleri en içten dualarla deler geçer geceyi. Bir çocuk ağlaması duyulur arka odadan. Adam arkasına bakmadan kaçmak isterken  yakalanır kendine. Işıklar söner. Güneşsiz bir güne açar pencerelerini yabancı bir memlekette en çok kendine yabancı bir kadın… Hiç dönmeyecek birini beklemenin rehavetinde gözlerini oğuşturur. İki martı kanat kanada bir kavgaya tutuşur. Çocuk gülmeye başlar. Adam kadına bakar. Kadın adama...

Gökyüzünde martılar, yeryüzünde insanlar... 

"Herkesin bir derdi var durur içerisinde..." 

Dursun içerisinde... 

Çocuklar gülsün diye...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...