Yolcuyuz kardeşim biz bu dünyada. Kendimize bir yol arayıp duruyoruz. Travestilerin de böyle bir derdi var. Değersizleştirilen değerlerimiz içerisinde her şeyin bir karmaşa halinde sunulduğu toplumumuzda kendilerine bir hayat yolu bulmaya;Yuva kurmaya, aile olmaya, yaşamaya çalışıyorlar... Köyde ayrı şehirde ayrı dertleri var. Ayrımcılığın en şiddetlisine muhataplar. Anlatıcının "bir kişilik sapması değil cinsel bir kimlik" olduğunu vurguladığı kare belki daha fazla öne çıkarılmalıydı filmde. Doğuştan itibaren bedenleri ile çatışmaya başlayan bu insanların özellikle dini çevrelerce anlaşılmaması , dışlanması, yok sayılması meseleyi daha çıkmaz bir hale getiriyor. Toplumda dejenerasyonu, ahlaki çöküntüyü de bu davranışlarımızla katmerleştiriyoruz ve de hızlandırıyoruz bilmeden.Yaşadıkları haksızlıklar onları zalim birer kişilik haline getiriyorsa bunda muhatap oldukları en basit gündelik olaylar ve o gündelik durumların içinde de biz varız. Bakışlarımız, davranışlarımız, hiç bir şey yapmayışımız var. Ben hiç bir travesti ile tanışmadım. Herhangi bir ortamı paylaşmadım. Ne yapardım hiç bilemiyorum da. Ama hayat macerama Onlardan biri olarak ya da çocuklarımdan biri onlardan biri olduğu halde başlayabilirdim. Bu sorunu etraflıca ele alan bu tarz filmlerden bize anlatılmak isteneni algılayabildiğim kadarı ile aslında bu konuda hiç bir şey bilmediğimizdir. Bugün edebiyat festivali çerçevesinde genç bir yönetmenin gözüyle iki travestinin yaşadıklarını başarılı bir belgesel filmle aktarması üzerine düşündüm de; Cesur bir konu seçen bu genç arkadaş kadar cesur olmalıyız belki de. Bu toplumda inançlarından dolayı ayrımcılığa uğrayan başörtülüler de dahil olmak üzere homoseksüellerin de daha çok uzun bir süre ayrımcılığa uğramaya devam edecekleri gerçeği bir yana ama edebiyatın dilinin bu konuda daha açık, naif bir dil olduğu da bir gerçek. Artık biz birbirimize bir şeyleri anlatabiliyoruz . Mesele dinliyor muyuza gelip takılmasa birbirimizi anlayabileceğimiz de ortada...
5 Ekim 2013 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
sizin planlarınız kaderi bağlamaz
Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...
-
Yarım kilo buğdaydan bir tencere keşkek. Yapılışını ben de pek bilmiyorum. Buğdayın akşamdan ıslatılıp sonra da iyice pişirilmesi gerekiyo...
-
Yolculuk var dostlar. Bir- iki hafta kadar evimden uzaklarda olacağım. Tek başıma yaptığım yolculukları seviyorum.Yola çıkmadan evvel ha...
-
Patlıcandan yapılan her çeşit yemeğe bayılırım ama gürcüce patlıcan yemeğinin yeri başkadır. Bu yemek masadaysa önce onun tadına bakılı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder