16 Eylül 2014 Salı

o fırça

Sanma ki yazacak bir şey yok! O yuzden uğramıyorum buralara! Tabii ki var! Hem de öyle çok şey var ki; Şu satırları yazarken içinde bulunduğum zaman dilimine ait en az otuz farklı insan öykusu geçiyor zihnimden. Hayatı iyi kötu paylaştığım insanlara dair... Ellerim karıncalanıyor. İçimdeki yazma arzusu buyuyor. İsteksizlik hastalığı da yakama yapışıyor aynı anda. Bir elim klavyenin uzerinde, bir elim hani o dusunen adam gibi elmacık kemiğime dayanmış vaziyette. Kaşlarım çatık, suratım asık... Ve ben  bu halde iken guzel bir şeyler yazmak istiyorum . Çevremde oluşan huzun halesini tek bir sözcukle dağıtmak istiyorum. Sahi var mıdır boyle bir sözcuk? Söz olsa kesse hem içimizdeki hem dışımızdaki savaşları, söz olsa ağrıtmasa başları... Velhasılı yollar uzun , gönuller yorgun...O fırca darbesi ha indi ha inecek; Dunyamın rengi değişecek...





dayımın son zamanlarında....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...