Boztepe’ ye çıkmalı şu Ordu’ ya bakmalı. Ama yürüyerek çıkmalı ve yürüyerek de inmeli. Hayatta en azından bir kere yapmalı bunu her Ordu’ lu. Tabanlarımız su toplamalı bir kez bu uğurda. Herkesin kendi arkadaş veya akraba çevresinde bu aktiviteye katılmaya hevesli en az 8-10 kişi vardır.
Ulaşım sıkıntısı olduğu zamanlarda köyden şehre, şehirden köye yürüyerek inmişizdir pek çoğumuz. Ellerimizde çantalar, annelerin kucağında, babaların omzunda çocuklarıyla çok yürümüşüzdür. Bu mecburi yürümeler yok artık hayatımızda; ama yaşadığımız çağın bize hediye ettiği sıkıntılardan dolayı eskisinden daha çok ihtiyacımız var yürümeğe.
Boztepe’ mizin çok da aldırış etmediğimiz bir davetidir yamaçlarından zirvesine doğru yürümemizi işaret ettiği davet. Yemyeşil, bol oksijenli, çam kokulu bir davetiyedir gönderdiği. Sahil boyunca Boztepe’ yi tam karşımıza alarak yaptığımız yürüyüşler esnasında “Ben buradayım, sen orada ne yapıyorsun. Düz yolda herkes yürür.” Der gibidir sitemli bir tebessümle. Boztepe’ yle böyle bir göz- kulak ve de muhabbet teması kuran tek Ordu’ lunun ben olmadığımdan eminim.
1997 Yılında bir grup arkadaşla yaptığımız yürüyüşün tadı hala damağımda. Böyle bir yürüyüşün ardından bir çeşit fetih duygusuna kapılıyorsunuz. Boztepe’ den gördüğünüz Ordu artık sizin Ordu’ nuzdur. Her zamankinden daha fazla Ordu’ lu olursunuz o yürüyüşün ardından. Hala devam ediyorlar mı bilmiyorum ama düzenli olarak Boztepe’ ye inip çıkan bir ikili ile yolda karşılaşmıştık. Oldukça sağlıklı ve dinç görünüyorlardı.
İki ayrı yoldan araba ile inip çıkılıyor bildiğiniz gibi Boztepe’ mize. Teleferik de bir üçüncü yol olacak yakın bir zamanda. Biz o yıl Boztepe’ ye yürüyerek çıkarken bazı kestirme yollara girmiştik bilen arkadaşların önderliğinde. Dördüncü alternatif yol da Trakking sporu için açılan bir yol neden olmasın? Bana bir hayal sundu Boztepe, ben de şimdi o hayali sizlerle birlikte projelendirmeye çalışıyorum.
Ruhumuzda ve bedenimizde biriken maddi ve manevi yüklerimizden kurtulmak için en yapılası spordur yürüyüş sporu. Bu sebeple dağ bayır demeden yürüyor insanlar. Alanya kalesine gidenler bilir. Genellikle yabancı turistler kaleye giden o dik yokuşta sabah yürüyüşlerini yaparlar.
Sümela ve Nemrut dağına da dostlarla muhabbet ederek yürüyerek çıkmak ayrı bir zevktir. O kadar uzağa gitmeye ne gerek var diyenleriniz, muhakkak köyümün Kurul kayalıklarına çıkan (Ordumuzun sıra dışı abisi Enis Ayar’ ın yapılmasına vesile olduğu) merdivenleri tırmanmışlardır.
Teleferik inşaatı yer yer tartışmalarla devam ederken, yamaç paraşütü ve bisiklet turlarının dışında her yaştan ve her kesimden insanın katılımının sağlanabileceği Boztepe’ ye düzenli yürüyüş turlarının başlamasıyla, şehir insanının hastalık grafiği de böylece aşağıya çekilmiş olurdu kısa bir süre içinde.
Çok mu hayalperest olduğumu düşünüyorsunuz bilmiyorum ama bence; Boztepe’ nin davetine icabet etmemek bizim kaybımız olur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder