Geldim... Oyunun başlamasına daha iki saat var. Önce minibüsle Çevik bir sonra otobüsle Konak... Ve karşımda Sabancı Kültür Sarayı. İzmir in tam ortasında olmalıyım. Denizin kıyısından İzmirlileri izliyorum elimde 100 gr. çekirdek paketimle. Oturduğum yerde daha önce de başkasının çitlediği çekirdek kabukları var. Kabukları yere attığımı düşünmeyin sakın. Belediyenin ferforje çöp kutusu bir hamle uzağımda.duruyor.
Hava güneşli.Biraz da esinti var ara sıra eşarbımı uçuşturan.
Ağır adımlarla önümden uzun boylu kulağında kulaklığı ile bej ceket ve pantolonlu genç bir zenci geçti.Ne çeşit bir müzikti dinlediğini merak ediyorum lzumsuzca... Önümde hiç durmaksızın akıp giden kara trafiği arkamda dalgaların hışırtısı... Buyuk sahil şehirlerinin değişmeyen havalı manzarası...
Biraz ötede ayaklarını denize sarkıtmış halde gözleri uzaklara sabitlenmiş bir genç kız var. O da çekirdek çitliyor trans halinde. Aklından kim bilir neler geçiriyor. Motosikletiyle çay nescafe satmaya çalışıyor orta yaşlarda esmer deri ceketli bir adam... Koşanlar var, yürüyen genç yaşlı çiftler... Balık tutanlar...Elindeki haşlanmış mısıra yumulan bir delikanlı yine elinde pembe pamuk helva olan kız arkadaşı ile aheste geçtiler önumden.
Füsun Önal ın o şarkısını hatırlamanın tam zamanı... "İnsanlar insancıklar binlerce yüzbinlerce. Hepsi yaşam derdinde. Kimi üzgün kimi şen........"
Hava güneşli.Biraz da esinti var ara sıra eşarbımı uçuşturan.
Ağır adımlarla önümden uzun boylu kulağında kulaklığı ile bej ceket ve pantolonlu genç bir zenci geçti.Ne çeşit bir müzikti dinlediğini merak ediyorum lzumsuzca... Önümde hiç durmaksızın akıp giden kara trafiği arkamda dalgaların hışırtısı... Buyuk sahil şehirlerinin değişmeyen havalı manzarası...
Biraz ötede ayaklarını denize sarkıtmış halde gözleri uzaklara sabitlenmiş bir genç kız var. O da çekirdek çitliyor trans halinde. Aklından kim bilir neler geçiriyor. Motosikletiyle çay nescafe satmaya çalışıyor orta yaşlarda esmer deri ceketli bir adam... Koşanlar var, yürüyen genç yaşlı çiftler... Balık tutanlar...Elindeki haşlanmış mısıra yumulan bir delikanlı yine elinde pembe pamuk helva olan kız arkadaşı ile aheste geçtiler önumden.
Füsun Önal ın o şarkısını hatırlamanın tam zamanı... "İnsanlar insancıklar binlerce yüzbinlerce. Hepsi yaşam derdinde. Kimi üzgün kimi şen........"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder