Ay, güneş ve yıldızlardan aldı cevabını; yaratıcısını yaratılmış her şeyde ve her yerde bulmadan evvel.An içinde bir andı hakikat İbrahim'' e. Aklı, mantığı ve kalbiyle batan, yiten, biten, kaybolan varlıkların yaratıcı hükmünde olamayacağını anladı. İbrahim, Rabbine ilk böyle yöneldi, böyle yakınlaştı. Nemrut’ un ateşi bu yüzden yakmadı İbrahim'' i. Peygamberlik libasını giyinip kuşanmıştı çünkü çoktan.
Peygamberinin yüreğindeki sevgiyi can paresi oğlu ile açığa çıkardı Yaradan. Teslimiyetin en büyüğü, en kutlusu ile karşılaşacağını biliyordu ve bilmeyenlere de bildiriyordu aynı zamanda. Büyük bir senaryo, O’ nun (c.c)büyüklüğüne yakışır bir şekilde sahneleniyordu dünya sahnesinde seçilmiş kulları tarafından ve büyük bir ihtişamla.
“Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber! ” nidalarıyla göklerden büyük bir koç indirdi Cebrail(a.s)Yaradanın emri ile ; La ilahe illallahu Allahu Ekber diyerek sevinç gözyaşları içerisinde aldı kabul etti İbrahim(a.s); “Allahu Ekber Velillahil hamd” dedi ve doğruldu gözlerindeki bağları çözerek İsmail(a.s) yattığı yerden.
Yetmiş kere vurdu bıçağı can paresine İbrahim (a.s);yanıbaşındaki taşı tek vuruşta ortasından ikiye ayırdığı halde kesmedi bıçak İsmail’ i(a.s). Emir büyük yerdendi. Gelmiş, geçmiş ve geleceğin, varlık ve yokluk aleminin gözleri önünde aczini bilip anlasın insan diye. Yaradanını bilsin, tanısın diye…
O’ na (c.c) yakınlaşabilmek için bir büyük fırsat kurban.
Bayramımız ondan…
İyi bayramlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder