Güne Çaki ile başladık. Şu anda ben klavyede onu ürkütmeden yazmaya çalışırken sol elimin baş parmağında durmuş sağa sola bakınıyor. Uzun bir süre kafesinden çıkaramamıştım. Kafesinden çıkar çıkmaz odada iki tur attı. Sonra geldi başıma kondu.
Şimdi de parmağımdan koluma yürüdü ve omuzuma yerleşti. Gagasıyla kanatlarını temizliyor. Arada bir kabarıp silkelenerek ne kadar mutlu olduğunu anlatıyor. İnsanları bu kadar kendisine yakın görmesinin sebebi ne acaba. Bir kuş nasıl bir insana bu kadar güvenebiliyor.
Ben sessizim o benden sessiz. İkimizin üzerinde de sabah mahmurluğu var. Birazdan her sabah olduğu gibi üst üste sanki bir orkestra gibi sesler çıkarmaya başlar. Tek kuşluk orkestra!
Bakalım kafesinin yolunu ne zaman tutacak diye düşünüyordum tam omzumdan havalandı kafesine kondu. Hemen kapısını kapattım. Bugünlük bu kadar özgürlük yeter.
26 Aralık 2011 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
sizin planlarınız kaderi bağlamaz
Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...
-
Yarım kilo buğdaydan bir tencere keşkek. Yapılışını ben de pek bilmiyorum. Buğdayın akşamdan ıslatılıp sonra da iyice pişirilmesi gerekiyo...
-
Yolculuk var dostlar. Bir- iki hafta kadar evimden uzaklarda olacağım. Tek başıma yaptığım yolculukları seviyorum.Yola çıkmadan evvel ha...
-
Patlıcandan yapılan her çeşit yemeğe bayılırım ama gürcüce patlıcan yemeğinin yeri başkadır. Bu yemek masadaysa önce onun tadına bakılı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder