Esrarengiz bir sebepti sizi hangi diyarlara götüreceğini çok iyi bilen sert lodos rüzgarlarının önüne katan. Rüzgarlar nereye eseceğini biliyordu da sizin bundan hiç haberiniz yoktu. Kopkoyu bir gafletteydiniz. Akıl ve irade ile sınırlı tercihlerinize kalsaydı bir saniye bile kalmamayı düşüneceğiniz bir durağa bırakıldığınızda yalnızlığınız ayakta karşıladı sizi. O andan itibaren en yüceye teslim ettiniz benliğinizi. Hiç durmaksızın dünya ile ukba arasında düzenlenip duran yürek seferlerini temaşa ederken buldunuz kendinizi bir anda.
Herkes mütemadiyen gidiyor-geliyordu fakat, siz kalıyordunuz. Bu gönül taşımacılığının neresinde olduğunuzu anlamaya çalışıyordunuz . Ne beklediğinizi bilmeden bekliyordunuz bir garip yolcu gibi öylece.
Kavuşma hayali olmayan bir beklemeydi sizinkisi. Ama hangi beklemeler sonucu kavuşanlar bu durakları yeniden aşındırmamıştı ki. Bekleriz ve kavuşuruz ve yine bekleriz. Hayatın bir anlamı kavuşmak ise bir anlamı beklemek değil miydi zaten.
Bir yanda bekleyenler bir yanda kavuşanlar en bildik manzaraları ile var olmaya devam ediyorlar beşeri ilişkiler içerisinde. Galiba önemli olan bu bekleme ve kavuşma süreci arasında neler yaptığımız. Bu süre zarfında en güzel desenleri çıkarıp çıkarmadığımız sabırla iplik iplik ömür denilen kasnağın üzerinde. Ve kavuşma günü geldiğinde gözlere ve gönüllere rengarenk nakışların büyüsü ile hayata dair güzel bir ziyafet çekmeye hazır olup olmadığımız. Vuslatın özlemiyle mahzunlaşmış gönlümüzden sevgi ve hasret motiflerini düşürüp düşüremediğimiz ruhumuzun kesip biçtiği atlas satenler üzerine.
Kalbinizin sesini en fazla duyduğunuz bir mekan olduğu için hala buradasınızdır aslında. Yağmurların içinde saklı olduğunu düşündüğünüz cevapların bir gün yüreğinize düşme umududur sizi bu durağa görünmeyen zincirlerle ta gönülden bağlayan. Yağmurlar yağdıkça cevaplar gönlünüzde filizlenecektir size göre. Bir ömür beklemeye değecek sebepler umuyordunuz gencecik fidanlardan.
Duraklar var oldukça var olmaya devam edecekti bekleyenler.
Herkes mütemadiyen gidiyor-geliyordu fakat, siz kalıyordunuz. Bu gönül taşımacılığının neresinde olduğunuzu anlamaya çalışıyordunuz . Ne beklediğinizi bilmeden bekliyordunuz bir garip yolcu gibi öylece.
Kavuşma hayali olmayan bir beklemeydi sizinkisi. Ama hangi beklemeler sonucu kavuşanlar bu durakları yeniden aşındırmamıştı ki. Bekleriz ve kavuşuruz ve yine bekleriz. Hayatın bir anlamı kavuşmak ise bir anlamı beklemek değil miydi zaten.
Bir yanda bekleyenler bir yanda kavuşanlar en bildik manzaraları ile var olmaya devam ediyorlar beşeri ilişkiler içerisinde. Galiba önemli olan bu bekleme ve kavuşma süreci arasında neler yaptığımız. Bu süre zarfında en güzel desenleri çıkarıp çıkarmadığımız sabırla iplik iplik ömür denilen kasnağın üzerinde. Ve kavuşma günü geldiğinde gözlere ve gönüllere rengarenk nakışların büyüsü ile hayata dair güzel bir ziyafet çekmeye hazır olup olmadığımız. Vuslatın özlemiyle mahzunlaşmış gönlümüzden sevgi ve hasret motiflerini düşürüp düşüremediğimiz ruhumuzun kesip biçtiği atlas satenler üzerine.
Kalbinizin sesini en fazla duyduğunuz bir mekan olduğu için hala buradasınızdır aslında. Yağmurların içinde saklı olduğunu düşündüğünüz cevapların bir gün yüreğinize düşme umududur sizi bu durağa görünmeyen zincirlerle ta gönülden bağlayan. Yağmurlar yağdıkça cevaplar gönlünüzde filizlenecektir size göre. Bir ömür beklemeye değecek sebepler umuyordunuz gencecik fidanlardan.
Duraklar var oldukça var olmaya devam edecekti bekleyenler.
Yorumlar :
21.11.2008 14:49
Beklemek ve kavuşmak...Hayat belki de bu ikisi arasında yaşananlar...Duraklar var oldukça bekleyenler ve beklenenler de hep var olacaktır elbet...Duraklarda insanları ayakta karşılayan kopkoyu bir yalnızlık da olsa...insanları o duraklara götüren ve bu med cezirde onları ayakta tutan bir kavuşma ümidi değil mi...geçici kavuşmaların ve geçici ayrılıkların durağı olan şu dünyadan gidişi "şebi aruz" olarak niteleyebilmek marifet...kalbinize ve kaleminize sağlık...
18.11.2008 20:04
vay vay vayyy valla helal olsun ayten hanıma gerçi tanımıyorum kendisini ama çok hoş bir anlatım tarzı ve çok zevkli bir konu seçimi var tebrik eder başarılarının devamını dilerim... saygılar hörmetler..
18.11.2008 16:32
Ne demeli ki... beklerken beklediğini bilmek ve gittiği ilk andan beri gidişini ilk günmüş gibi bilmek. gelmese bile dönmese bile beklemek ama ilk günki gibi bilmek... yüreğine sağlık
18.11.2008 00:56
Maşallah ne hoş, ne ahenkli, ne sürükleyici bir dille anlatılmış hissedişler
derin anlamlarla gizli ama bir o kadarda sade kurulmuş o cümleler..keyifle okudum..
Bu güzel paylaşımı için Ayten hanıma şükranlarımı sizin vesilenizle iletmek isterim..
derin anlamlarla gizli ama bir o kadarda sade kurulmuş o cümleler..keyifle okudum..
Bu güzel paylaşımı için Ayten hanıma şükranlarımı sizin vesilenizle iletmek isterim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder