6 Ekim 2010 Çarşamba

Aspirin

 Zihnimiz geçen günlerin bıraktığı izlerle dopdolu . Şimdi çok uzaklarda kalan o günlere gittim , bugünlerde gündeme düşen bir haberi duyduğum zaman .
2002 yılında , 20 günlük Macaristan gezisinde , en etkileyici ve en iz bırakan ziyaret “Köszeg” kalesine yaptığımız ziyaret olmuştu . Kaleye giden yolun alt kısmında küçük bir yol üstü tezgahı dikkatimizi çekti . Yaklaştık . Etrafta kimseler yoktu . Bizim yol üstlerinde satılan sebze , meyve tezgahları gibi düşünebilirsiniz . Tek fark bizim tezgahların başına kız ya da erkek çocuklar dikilir anne – babaları tarafından . 
Plastik kaplara doldurulmuş dalından yeni koparıldığı belli olan taze ve simsiyah böğürtlenler hala gözümün önünde . Hemen bir köşesinde de içinde bozuk paralar olan , üzerinde not yazan bir kumbara vardı . Bize eşlik eden rehberler , notta böğürtlenlerin fiatının yazdığını ve bu miktarı kumbaraya atmamızın istendiğini söylediler . Bunun üzerine hemen o anda , Yavuz Sultan Selim ’ in Macaristan seferinde Osmanlı askerlerinin üzüm bağlarından geçerken dallara , yedikleri üzümlerin bedeli olarak altın keselerini astıklarını hatırladık . Hatta eşim bir ağacın dalına 25 Türk Lirası asarak tarihi canlandırdı oracıkta .
Beni o günlere götüren olay ise aynen şöyle : “Bir ev hanımı temizlik yaparken altınlarını örtü ile birlikte sokağa silkeliyor hiç farkında olmadan . Yoldan geçen çocuklar altınları buluyor ve eve götürerek annelerine veriyorlar . Anne de altınları alıp doğruca polise teslim ediyor . Ve altınlar hiç sekteye uğramadan kısa sürede sahibine geri dönüyor .” 
Duyduğunuzda “insanlık ölmemiş , hala böyle insanlar var” diye sevindiniz ve inanmakta güçlük çekerek ; bunca keşmekeş gündemden çıkan , olması gerektiği gibi düzgün bir haberi nereye koyacağınızı bilememiş olabilirsiniz siz de benim gibi . Ya da , o meşhur anlatımdaki gibi eğer “ Köpek adamı ısırdığında ” haber değeri taşımıyorsa , yolda bulunan altınları götürüp polise teslim etmek de oldukça normal ve olması gereken budur diye kabul edilerek haber olmamalıydı diye düşünmek istediniz belki de ısrarla .
Ne olursa olsun , farkettim ki böyle haberlere çok ihtiyacımız var . Çünkü yitiğimiz olan değerlere kavuşmak ruhumuzu tedavi ediyor . Toplumsal rahatsızlığımızı teşhis ediyor ve elimizin altındaki “Aspirin”i yeniden bulduruyor bize . 
Olması gereken olduğunda şaşırmaya başladıysak , olması gerekenle olan biten arasındaki mesafe çok fazla açılmış demektir .Daha fazla açılmadan kapanır mesafeler ve gündemimize insanlığımızı hatırlatan , böylesine güzel haberler daha çok düşer inşaallah . 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...