31 Ekim 2010 Pazar

Şehir Güzeli

 Günler ne çabuk gelip geçiyor .

Pazartesi demeden Cumartesi oluyor günün adı . 

Saray hamamından Selimiye yokuşuna doğru çıkarken yıllanmış türkümüz de geldi yerleşti dilimizin ucuna . “ Boztepe’ ye çıkmalı ; şu Ordu ‘ya bakmalı “

Yollar ne çok şeyi çağrıştırıyor üzerinde yol alıp giderken . Her viraj , her yokuş , her tümsek , yola yakın tuğlalı , sıvalı , sıvasız , rengarenk evler , bakkallar , bahçeler , çeşmeler ve tabi mezarlıklar . 

Özellikle mezarlıklar … Nizamettin mezarlığının önünden geçerken ayrı gönderiyoruz Fatihalarımızı , o an aklımıza düşen en uzağından en yakınına sağlığında tanıdığımız insanlara ; Boztepe mezarlığından geçerken ayrı … Ne çok tanıdık var mezarlıklarda . Bu zihin onları öyle çabucak alıp getiriyor ki o bilinmedik diyarlardan ve üstelik hayat hikayeleri ile birlikte … Bir sürü de ibretli mesaj bırakıyorlar ruhumuza dönüp giderlerken . Bir çeşit buluşma yaşıyoruz zaman ve mekan sınırlarının ötesinde bir yerlerde .

Boztepe ‘ ye doğru yaklaştıkça Ordu sağ tarafımızda ışıltılı manzarası ile arz-ı endam ediyor . Her göz atışımızda bir kere daha aşık oluyoruz bu şehir güzeline . Özlemişiz görmeyeli iç içe yaşarken farkına varamadığımız güzelliğini . 

Tesislerde manzaralı bir masaya yerleşiyoruz . Ordu ‘ yu karşımıza almazsak olmaz . O da bizimle geldi , bizimle oturacak , bizimle kalkacak , bizimle hasbihal edecek . Sonuç olarak konuştuğumuz her şey onu da ilgilendiriyor . Hayatımız Ordu bizim . 

Sıcak çaylarımızı yudumlarken zaman tünelinde bir yolculuğa çıkıyoruz . Bir bakıyoruz evlendiğimiz günlerdeyiz , bir bakıyoruz küçük kızımızla İstanbul otogarlarındayız , ya da İskele Bahçe ‘ de yine aynı üçlü ; yani eşim , kızım ve ben yıllar önce yaptığımız bir sohbetin konusunu bugüne taşıyoruz aynı tazeliğiyle … 

Günün birinde bu hoş sadalı anı bütün güzelliği ile hatırlamak üzere not düşüyoruz ömür yapraklarımızın bir yerine ve kalkıyoruz .

Dönüşte daha kısa ve daha manzaralı olan yolu tercih ediyoruz . Yine Ordu ‘nun gözleri gözlerimizde , bu defa Tabya başı türküsü dilimizde Taş başı mahallesinden Fidangör ‘ e doğru süzülüyoruz . 

“Tabya başında üç kız yan yana 
İçlerinden biri göz etti bana 
Nur olsun seni doğuran ana
Kız allan pullan gel gel gel yanıma “

Tekdüze ve hareketsiz bir günün ardından Boztepe ‘ ye çıkmak hepimize çok iyi geldi . Mekan değişikliği insana ferahlık veriyor . Dünya meşgalelerinin kafamıza sardığı kasveti dağıtıyor birazcık hareket . 

Kızımın yarın sınavı , eşimin emeklilikten sonra daha da yoğunlaşan koşturmacası , benim de bitirmem gereken bir kaç işim var . Bu akşam biz Boztepe ‘nin desteği ile Ordu ‘nun gönlünü aldık uzun bir aradan sonra .

Hafta bitmeden Perşembe ‘ yi de yakaladık kuyruğundan !

11 mart 2010
Perşembe
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...