1 Kasım 2010 Pazartesi

Gönül "yaş" a engel

                             Artık anı olmuş hoş anlar.

Koşa koşa saklandıkları yerden çıkıp geldiler dün gece.

Hepsi birbirinden keyifli ,kıymetli  günler.

Çocukluk günlerinin en mutena yerinde kalmış mutluluk depoları.

Yani ilk okul yılları, yani orta okul-lise yılları.

Büyük büyük sıfatları giymişiz üzerimize yıllarla. Anne olmuşuz, iş kadını olmuşuz, üstelik bir de “Emekli” damgasını yemişiz.

İçimizde asla büyümesine izin vermediğimiz çocuk yanımız dün gece bütün numaralarını gösterdi büyüyüp yaşlanan yanımıza.

Bir dönemi birlikte yaşamışız. Aynı şeyleri neredeyse aynı algılayarak. Ama Bilge daha bir bilgece hatırlıyor her şeyi. Hatice ise radikal yanını çoktan rafa kaldırmış.

Bir köşesinden içeri girebilmek mümkün olsaydı o yıllara en çok da teneffüs saatlerinde kol kola dolaştığımız şimdi yerinde yeller esen (Merkez ilk öğretim okulu) okul bahçesinde olmak isterdik hepimiz galiba. (Siyah önlüğümün cebine kimdi ölü kelebek koyan arkadaş !? )

Öğretmenlerimizi hatırladık.Türkçe öğretmenimiz Yaman bey (Çelebi) in sınıfta yarattığı sevgi, saygı dolu havayı yeniden ciğerlerimize çektik . Ebedi istirahatgahından hatıralarımızla çekip çıkardık aramıza aldık Cavit ‘i. Tarih öğretmenimiz Emin bey oradan o ciddi duruşu ve tarz konuşmasıyla o cümleyi sarf etti yine bize. ”Laubalilik istemez ! “. İzmir ‘li güzel ingilizce öğretmenimizin tatlı ses tonu ruhumuzu okşadı uzaklardan.

Ömrün bu basamağında üzerimizden geçip giden günlerin izlerini silebilmenin bir antremanını yaptık dün gece. Ruhumuza güzel an ve anılarımızla başarılı bir estetik ameliyat yaptık . Gördük ki  gönül çeşmesinden kabımızı doldurduğumuz kadar genç kalmışız .

Uzun sözün kısası gerçekten de gönül yaşa engelmiş vesselam.
      




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...