13 Kasım 2010 Cumartesi

Bayramımız bayram olsun


Şimdi diyeceksiniz ki daha ramazana girmeden ne bayramı ?

Bugün kızımla birlikte ufak bir ramazan alışverişi yaptık. Ramazana özel olarak da her zaman yaptığımız alışverişin yanı sıra bir paket hurma aldık en iyisinden.

Yarın akşam ilk teravih namazı kılınacak. Ve ilk sahur gecesine kalkılacak. Ertesi gün oruçluyuz bütün İslam alemi ile birlikte.


Sadece midemizle değil , dilimizle , gözümüzle , aklımızla , vicdanımızla , kalbimizle tutacağız oruçlarımızı.



Şeytanlarımızın bağlandığı ay bu ay , onu da biliyoruz. İyilik ve güzelliğe dair bir şeyleri az çok hayata geçireceğiz elimizden geldiğince. Bu dünya ile öbür dünya arasında bir köprü kurmaya çalışacağız her gün kulluk bilincimiz kadar.

Türkiye ‘ nin gündemi dualanacak. Radyolardan , televizyonlardan , gazetelerden mukabeleler, ilahiler , tasavvuf sohbetleri , sahur programları gözümüzü , gönlümüzü doyuracak.

Yardımlaşmalar olacak. Konu komşu , eş dost akraba , arkadaşlar  bir araya gelmenin yollarını arayacak bir iftar yemeğinde vaad edilen sevapları umarak.

Bir tebessümün sadaka olduğunu en çok bu ayda hissedecek ve bol keseden tebessüm dağıtacağız herkese.
Çocuklar ilk oruçlarını tutarken, yaşlılar ve hastalar artık oruçla geçirdikleri  günlere üzülerek veda edecekler.

Anneler sevgi taşıracaklar tencerelerden. Dualar fışkıracak iftar vakitlerinde yüreklerden bir zeytin tanesi eşliğinde  oruçlar açılırken.

Açlık ve susuzluk nedir öğrenilecek ve bu bilgi 30 gün boyunca işlenecek nakış nakış. Şükür gerçek anlamını bulacak.
Ailece bir masa etrafında bir araya gelemeyenler 30 gün boyunca iftar yemekleri sayesinde bir araya gelecekler.

Babasının, dedesinin, annesinin peşine düşecek, takkeleri başlarında erkek çocuklar, ya da oyalı çemberli kız çocuklar teravih namazına giderken neşe içerisinde.

Dalga dalga yayılacak her yanımıza huzur. Teravih namazlarında çekilen tekbirler yıkayacak içimizi dışımızı. Salavat-ı şerifler ayağa kaldıracak dünyanın yükü altında canı çıkmış ruhumuzu. Tutamadığımız oruçlar, kılamadığımız namazların ruhumuza bıraktığı yüklerden bu ramazanda kurtulmaya çalışacağız bir gayret.
Zaman zaman eski ramazanlarda yaşananlar konuşulacak. O unutup unutup bozulan oruç anıları canlanarak muhabbetin dozuna doz katacak. Ramazan davulu tokmağını her indirişinde bizi uyandıracak derin gaflet uykularımızdan.

Çok mu abarttığımı düşünüyorsunuz yoksa! Her ne kadar derin bir duygu, düşünce ve tefekkür ayı olarak bir ramazan ayı ağırlayamadımsa da  gönül dünyamda benim hala umudum var.

11 aydır bizi bir köşeden  sessizce sabırla izleyen ramazan, tavrını şimdi şefkat ve muhabbetle donatarak  bizi tatlı tatlı ikaz edecek. İnsan olduğumuzu hatırlatacak. Daha da önemlisi kul olduğumuzu. Ve inanıyorum ki O‘ na ne kadar kulak verir ve gönlümüze misafir edersek bu bir ay süresince o kadar güzelleşeceğiz hep beraber.

Ve işte o zaman bayramımız da bayram olacak .


19-20 Ağustos 2009

Saat 01:21

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...