24 Ekim 2012 Çarşamba

Arefe



Bugün kurban bayramının arefesiydi. Bol dualı bir programdan sonra şehir mezarlığına gittim. Kalabalıktı. Arabaya zorlukla yer bulabildim. Mezarlığın girişinde gül satıyordu bir adam. İnsanlar dua kitaplarını almış çoluk çocuk genç ihtiyar gelmişlerdi. Hatıralar zihinlerde, hasretler yüreklerde, dualar dillerdeydi. Bir çocuk çömelmiş yan yana duran bebek mezarlarının üzerindeki otları elleriyle yolup atıyordu gayretli gayretli. Yaşlıca bir kadın da eski mermer bir mezarın üzerindeki otları temizlerken bir yandan söyleniyordu. “Burda yatan kim biliyor musun?” diyordu yanındaki delikanlıya;”Paşaoğlu konağının sahibi bu kadın. Bak kimse de gelip ziyaret etmemiş, bakımını yapmamış mezarının. Bu dünya böyle işte. Ne kadar varlıklı olursan ol. Sonunda unutulursun.” Kimi ziyarete geldin diye soruyor yine biri diğerine o da;”Herkes burda!” diyor. “Annem, babam, kayınvalidem, kocam…” Sorduğuna soracağına pişman oluyor kadın. Dedem, kızı ve eşi ile yanyana yatıyor bu mezarlıkta. Benden önce birileri gelmiş olmalı ki mezarların üzerindeki otlar temizlenmişti. Dedemi tanımak nasip olmadı ama Halam ve Babaannemle çok hatıralarım var. Geçtiler gözümün önünden birer birer. Düşünüyorum… Düşünüyoruz… Düşünüyorlar… Sessizliğin tiz sesi kulaklarımızda. Hep beraber sonumuzu izleye izleye düşünüyoruz. Dualarımı bitirip arabaya doğru yürüyorum. Markete uğruyorum yol üzerindeki. Keşkeklik buğday alıyorum..Marketteki hummalı alışverişe bakılırsa herkes benim gibi hayata kaçmış bir kabir ziyaretinin peşinden sanki. Arefe günü ile ötelere, Bayram günleri ile dünyaya dönüyoruz yüzümüzü. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...