Radyolardan gönüllerimize akan o şarkıların, türkülerin makam makam daha öncesinde annelerimizin babalarımızın gönüllerinde yer tutmasından doğal ne olabilir. Ama evlatlar olarak hayat hengamesi içinde bunun farkına varmak biraz zaman alıyor. Babam arabada seyir halinde giderken radyodan gelen Kazancı Bedii' nin o gazelinden sonra bugün de Yaşar Nuri Hoca' nın seslendirdiği Uşşak makamında daha önce hiç duymadığım esere elindeki işi bırakarak dikkat kesildi. Saadettin Kaynak' a ait olduğunu da hatırladı . Annemin de diline düşen türküler oluyor bazen yanık yanık. "Mecnunum Leylamı gördüm", "Suya gider allı gelin has gelin" gibi şu anda aklıma gelenler. Nesiller her konuda çatışsa da, o naif şarkılar ve türkülerde buluşuyorlar.
"Gönüllerden gönüllere" diyorlar radyolar fragmanlarla; gerçekten de öyle. Zaman ve mekanlar üstünde seyreden o eserlere yeterince kulak verebilsek keşke. Hayatı molasız yaşamaktan daha beter bir şey yoktur herhalde. İşte bu eserler mola için iyi bir sebep, iyi bir durak. Duralım ve dinleyelim.
İşte o eserler;
"Gönüllerden gönüllere" diyorlar radyolar fragmanlarla; gerçekten de öyle. Zaman ve mekanlar üstünde seyreden o eserlere yeterince kulak verebilsek keşke. Hayatı molasız yaşamaktan daha beter bir şey yoktur herhalde. İşte bu eserler mola için iyi bir sebep, iyi bir durak. Duralım ve dinleyelim.
İşte o eserler;
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder