7 Ekim 2012 Pazar

Taziye


Önce kabrine uğradık. Belli ki bugün de gelmişler çocukları annelerini ziyarete. Sarı çiçeklerden kocaman bir kalp çizmişler üzerine. Evi yolun hemen üst yanında. Bu mezarlığa bırakılmayı vasiyet etmiş. Hemen az ileride öğretmenlik yaptığı okul, okuldan eve geçerken uğradığı cami var. Hocanın hanımı eve buyur etmiş bir kaç kez. O camide kılmayı tercih etmiş namazını hanımın dediğine göre. Kabrinin karşısına geçtiğimde içimden onunla konuşurken buldum kendimi. Bir yerlerden gözü üzerimdeymiş gibi hissettim. Beni duyuyor, düşüncelerimi okuyor zannettim. Hatıralar üşüştü zihnime. Bir yığın toprak vardı artık aramızda dünyalarımızı ayıran. Sonra evine gittik taziyeye. Eşi karşıladı bizi. Kızları, oğlu . Böyle anlarda ne diyeceğini bilememek , duygusal olmak yerine onları üzmeyecek kelimeler seçmek, bir kaç anıdan teselli ummak ve dualar... Bir gün ölüme onlar kadar yakın olmak gerçeğine dair üzerinize yağan mesajlara kulağınızı tıkamak. Dünyanın yalanlarına en çok böyle zamanlarda sarılıyor insan sonunu göre göre. Yaşamak ölüme muhalif olabilmek biraz da. Bir ölünün toprağın altında sağlam durduğu kadar sağlam durmaya meyilli canlı olan her şey bu dünyada. Taa ki o kapının önünde ayakkabılarını çıkarıp bırakacağı güne kadar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...