20 Ekim 2012 Cumartesi

Geçiş






Kış sabırsız. 

Kuşlarda hummalı bir göç hazırlığı var.

Usul usul gazallara karışıyor sarı yapraklar.

Tam yanından geçerken hüzünlü fısıltısını duyarsınız koca çınarın. 

Ve kayıtsız şartsız teslimiyetini hissedersiniz insansız sokakların. 

Güneş uzaklardan yollar ışığını nazlı nazlı. 

Gökyüzü alacalı bulutlarla resmeder yeryüzünü. 

Rüzgarlar yağmur kovalar sabahtan akşama. 

Çamur paçalarında güzel durur çocukların anne azarı işitene kadar. 

“Şemsiyemin ucu kare; Yok mu bu derdime çare” şarkısına düşeriz ansızın.

Babalar baba olduklarını en çok kış telaşında anlar. 

Sobalar el pençe divan durur fukaranın evinde. 

Odun, kömür, kabuk çuvallar dolusu sıcaklık derdindeler. 

Sofralar bir tas çorba bekler hanelerin kalbinde. 

Anneanneler, babaanneler, dedeler romatizmalarından tutunur sıkı sıkı yaşadığı her ana. 

Boşa koysa dolmaz, doluya koysa almaz bir hayata şükreder anneler. 

Bir mevsimden bir mevsime böylece gelip geçer ömürler.











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...