20 Eylül 2012 Perşembe

Kapı (Metin Karabaşoğlu)



Geçenlerde zihnimde bir imge ile uyandım.
Bir kapı imgesiyle...
Nereden ve nasıl geldi bilinmez, sabahleyin gözlerimi açtığımda, zihnimde bir kapı imgesi vardı.
Peşisıra, bir soru: Kapıyı kim tekmeler?
Cevabı uyku mahmurluğunda bile verilecek kolay bir soruydu bu: “Anahtarı olmayan.”
Kapıyı, anahtarı olmayan tekmelerdi.
Ancak anahtarı olmayan kişi, içeriden birilerine sesini duyurmaya çalışır ve ancak böyle biri kapıya yüklenirdi.
Anahtarı olanın ise yapacağı şey belliydi ve çok basitti: Anahtarını kullanır, kapı da kolayca açılırdı.
Bu kapı imgesi ve eşliğinde gelen basit soruyla cevap, o gün boyu, zihnimi hiç terketmedi.
Bu imgenin, bu sorunun ve bu cevabın mühim bir hakikatin anahtarı olduğunu düşündüm bütün gün...
Zihnim Batı-Doğu mukayesesine kayıvermişti zira.
Bir başka bakışa göre çalışkan Batı-miskin Doğu mukayesesine...
Yahut, yine aynı bakışa göre, çabalayan Batı-teslim olmuş Doğu mukayesesine...
Batı çalışkan, Doğu miskin miydi gerçekten?
Batı çabalarken, Doğu teslimiyet uykusunda mı yatıyordu?
Batının gerginliği sıhhat, Doğunun sükûneti rahatsızlık alâmeti miydi gerçekten?
Doğu mu yüzünü Batıya çevirmeli, Batı mı yüzünü Doğuya döndürmeliydi?
Batı neden gergin, Doğu neden sakindi?
Gün boyu bunu düşündüm imgenin eşliğinde...
Başka şeyler de düşündüm...
Bir yanda Gazalî’yi vahyin izzetini koruduğu için zirveye yerleştirenleir, öte yanda vahye dönük vurgusuyla
düşünceyi öldürdü diye koca Gazalî’ye yüklenenleri meselâ...
Bir yanda hakikatin kapısını anahtarı takıp çevirmek kolaylığında açan peygamberlerin yolunu yol edinenleri,
öte yanda asıl yolun gün ortasında mağara içlerinden bir yol bulmak için çabalayan filozofların yolu olduğunu
düşünenleri...
Bir yanda vahiy ehlinin elindeki anahtarların şıngırtısını, öte yanda vahiysiz hakikat arayıcılarının tekmelerinin
homurtusunu...
Birbirlerini doğrulayarak varolan peygamberleri, birbirlerini yanlışlayarak varolan filozofları...
Gele gele, Karl Popper’in bilim dünyasına yaptığı en büyük katkının ‘yanlışlanabilirlik’ oluşunu...
Tarihi bir kapı, bir tekme ve bir anahtar imgesiyle yeniden okumak mümkün.
Kapı, tekme ve anahtar...
Kapıyı anahtarı olmayan tekmeliyor...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...