19 Eylül 2012 Çarşamba

Önce İnsan Diyebilmek



Kültürel bir festival programıydı. Bizi ağırlayan şehrin belediye programında kilise ziyareti de vardı. Okul folklor ekibi, veli ve öğretmenlerle katıldığımız ayin anları zihnimde yer tutmaya devam ediyor. Kocaman bir Hristiyan ailenin içinde Müslüman kimliğine sarılan küçücük bir gruptuk. İlginç, kafa karıştırıcı ama hepsinden önemlisi de ufuk açıcı bir buluşma olmuştu. Bir arkadaşımız önce tepki koymuş kiliseye girmemiş ama o da merakını yenemeyerek en arka sıradan katılmıştı izlemeye daha sonra. Protestan Papaz Yunus Emre nin Şol Cennetin ırmakları ilahisini icra etme isteğimize anlayışla karşılık verdi. Ve grup olarak sahneye çıkıp söyledik. Katolik olsalar izin vermezlerdi yorumları oldu aramızda. Birkaç senedir çeşitli cemaatlerin, yardım kuruluşlarının ve siyasi partilerin kadın kollarının yardım ve kermes faaliyetleri ile karşılaştığımda o kilise ve programı hazırlayan Hristiyan bay ve bayanları hatırlıyorum. İkramları, sunuş biçimleri ve ellerinde ilahi ve dua kitapları ile ayine iştirakleri... Kiliseleri ile birebir ilgileniyorlar ; yurt içi ve yurt dışı bağlantılı çeşitli sosyal faaliyetlere yakın durarak kendi çaplarında Hristiyanlık propagandası yapıyorlardı. İster dini ister siyasi ister sadece sanat ve kültür amaçlı olsun. Ne kadar iyi temsil ediyorsak o kadar karşımızdaki insana model olabiliyoruz ve ulaşabiliyoruz. Kardeş okullar programıyla insanların birbirlerine çok uzak görünen ama aslında ortak paydalarının da olduğu mesajı verilen bu tür buluşmalar önemli. Önce insan diyebilmenin de bir yolu…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sizin planlarınız kaderi bağlamaz

Ne kadar kendinizden yana olursanız olun ve ne kadar planlar üstüne planlar yaparsanız yapın ön görmediğiniz, hiç bilmediğiniz bir sürpriz ...