Hemen tanıdım.
Bir dönem sık görür ve görüşürdük. Sonra herkes kendi dünyasına ve hayat
tarzına döndü. Aylık enjeksiyonumu yaptırmak üzere hemşire önde ben arkada
yanından geçerken elinde bir tahlil kağıdı ile doktorun karşısında duruyordu.
“Hiç iyi bir şey değil bu!” Dedi doktor endişe yüklü bir sesle. Başını
düşünceli ve sıkıntılı bir şekilde aşağı yukarı sallayarak tekrarladı. “Hiç iyi
bir şey değil.” Bakışlarını tahlil kağıdının üzerinde bir noktaya sabitlemişti. İnanmak istemiyordu duyduklarına.
Israrla başka şeyler duymayı umuyordu. Elinde tuttuğu tahliller kendisinin ya
da bir yakınının olmalıydı. Yanlarından uzaklaşırken onun durumunda olan
insanları düşündüm içinde bulunduğumuz an itibarıyle. Sonra kendimi. O tahlil kağıtları ile kapıştığım
anlarım olmuştu benim de. Yine de olabilirdi. Herşeyin ve herkesin Yaratan ile aranızdan çekildiği anlardan
bir andır o an. Bir atlarsın çekirge, iki atlarsın çekirge, üçüncüde atlayamama
ihtimali her zaman vardır… Bu anlık ve ani karşılaşmadan çok etkilenmiştim.
Enjeksiyon odasından çıktığımda gitmişlerdi. Bir göz gördüğüm, duyduğum ve hissettiğim o kader tablosu ise çoktan zihnimdeki yerini almıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder